Search
Close this search box.

İFAM’da Fikir Ziyafeti: Yusuf Kaplan’dan Gençliğe “Çağını Kurma” Çağrısı

Fikir dünyamızın müstesna şahsiyetlerinden Yusuf Kaplan, İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’ni (İFAM) ziyaret ederek İhsan Hocamızla görüşme gerçekleştirdi. Kaplan, bu ziyareti kapsamında İFAM’da ilim talebeleriyle de bir araya gelerek “Çağrısı Çağını Kuran Gençlik” başlığıyla düzenlenen programda bir konferans verdi.

Yusuf Kaplan, günü kurtarmanın değil, geleceği kurmanın asıl vazife olduğunu vurguladı. İlim talebelerine, “Bilmediğin bir çağa şekil veremezsin; bunun için insanlık tarihini çok iyi bilmemiz gerekir” sözleriyle seslenen Kaplan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde oldu:

“Dertsizseniz, Dert Sizsiniz”

Müslümanın dünyaya bir nizam verme iddiası taşıması gerektiğini belirten Kaplan, “Bir derdiniz varsa bir dünya kurarsınız. Dertsizseniz dert sizsiniz.” diyerek ilim talebelerine şuur aşıladı. Kaplan, hakikatin bedel istediğini şu çarpıcı cümleyle özetledi: “Hakikatleri hak etmek için çilesini çekmek, bedelini ödemek gerekir. Çilesini çekmediğiniz hiçbir hakikat sizin değildir; hakikat öyle ucuz bir hayat değildir.”

Batı’nın İkiyüzlülüğü ve İslam Medeniyetinin Ufku

Konuşmasında Batı uygarlığına yönelik köklü eleştiriler getiren Kaplan, Batı’nın aslında “kendi” olarak var olmadığını ifade etti. Nietzsche’nin “Düşünce, düşünme çabası Sokrates ile bitmiştir” sözüne atıf yapan Kaplan, Batı diktatoryasını şu sözlerle deşifre etti: “Bazı uygarlıklar kendilerini kendi üzerinden anlatmaz, anlatamaz; çünkü kendileri yoktur.”

İslam medeniyetinin ise sınırlarla değil, “ufuklarla” kaim olduğunu belirten Kaplan, günümüz Müslümanlarının iki temel sorunu olduğuna dikkat çekti: “Teslimiyet ve temsiliyet”. Olayları doğru okuyabilmek için çıplak gözün yetersiz kalacağını, çıplak gözün kör olup olayın iç yüzünü bilmeden bakmak anlamına geldiğini belirten Kaplan, asıl ihtiyacın olayın iç boyutunu da gören “basiret” olduğunu söyledi. Merhametin de sadece Müslümanlarda bulunan bir haslet olduğunu hatırlatarak, “Bizi kurtaran merhamet olacaktır” dedi.

Mezhepler: Değişkenler İçindeki Sabitelerimiz

İslami ilimler ve fıkhi geleneğin muhafazasına dair son derece kritik bir tespitte bulunan Kaplan, mezheplerin dindeki koruyucu rolüne değindi. Kaplan, “Mezhepler, değişkenlikler içindeki sabiteleri korur. Mezhepler, değişkenlerin sabitelerin tepesine çıkmasını engeller” diyerek, Ehl-i Sünnet omurganın dinin tahrif edilmesinin önündeki en büyük set olduğunu hatırlattı.

“Vâki Olan En Güzel Şeydir”

İnsanın manevi tekâmülüne de değinen Kaplan, insanın melekût âlemiyle kurduğu bağın önemini vurguladı. “Ruhânî olan boyut, cismânî olan boyutu aşarsa insan melekleşir. Melekût âleminden süt emebilirseniz melekleşir, meleklerle donanabilirsiniz. Bunun zıttı olursa insan şeytanlaşır” ifadelerini kullandı.

Zor zamanlarda ümitsizliğe kapılanlara ilahi kaderi hatırlatan Kaplan, teslimiyetin formülünü şu sözlerle verdi: “Biz diyoruz ki: Mahvolduk… Kime göre, neye göre? Vâki olan en güzel şeydir. Senin şer gördüğün, belki Allah katında hayırdır. Allah, belki de hayrın tohumlarını o şer ile ekiyordur.”


Paylaş:

Diğer

İFAM RAMAZAN’DA ÜÇ ÜLKEDEYDİ

İFAM olarak Alem-i İslam’ın muhtelif bölgelerindeki Müslümanlarla kardeşlik bağlarımızı güçlendirmeye ve ihtiyaç sahiplerine Müslümanların emanetlerini ulaştırmaya devam ediyoruz. Gazze’de 7 Ekim’den bu yana devam eden

İFAM’DA İFTAR COŞKUSU

İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi (İFAM), Ramazan ayının manevi ikliminde düzenlediği iftar organizasyonunda kıymetli ilim ehlini ve istikbalin teminatı talebeleri aynı sofrada buluşturdu. Programa Dr.