Search
Close this search box.

İFAM AKINCILAR HAREKETİ’NİN SÖZDE ONUR YÜRÜYÜŞÜNE DAİR BASIN AÇIKLAMASI

 

Değerli Basın mensupları ve kıymetli katılımcılar. Bugün burada LGBT sapkınlığının vatan topraklarımızda hız kesmeyen yayılmacı hareketlerine, toplumu ifsad etmek için düzenledikleri propaganda faaliyetlerine tepkimizi göstermek için toplandık.

Bu gibi sapık oluşumlar iman ve ahlak âbidesi şehitlerimizin ruhların ve bedenlerini feda ettikleri bu aziz topraklarda sözde ‘Onur Yürüyüşü!” adı altında milli ve mânevi değerlerimize leke sürmek, lanetli ayakları altında çiğnemek, âdeta yüzyıl önce verilen Vatan mücadelesinin, Çanakkale zaferimizin intikamını almak istemektedirler.
Evvela bilinmelidir ki, insan olmanın şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan sapkınlıkların fikir özgürlüğü maskesi altında; toplumu ifsad etme teşebbüsleri asla kabul edilemez. Kamusal alanda özgürlük paravanı ardında hiç kimsenin toplumsal ahlakı bozmaya, nesillerimizin zihnine zehirli tohumlar ekmeye, aile birliğini onulmaz bir şekilde sarsmaya hakkı yoktur!

Kardeşlerim

İnsan olana aşikârdır ki, sağlıklı bir toplum oluşturabilmek aile olmazsa olmazdır, ve aile ilk insandan bugüne bir erkek ve bir kadının birlikteliğinden teşekkül ederek bugüne gelmiştir. Aile kurumunu yok sayan Batı dayatması LGBT lanetine maruz kalan her kimse, bir anne ve babadan doğmuşken nasıl da annesiz ve babasız bir topluma kendilerini ve çevrelerini sürüklediklerini bir kez daha düşünmelidirler.

Nikahın yerine zinayı, zinanın yerine de eşcinselliği koyan Batı, kendi ipini kendisi çekmiştir. İnsanlığı yok etmek için yaktığı şehvet ateşi kendisini çepeçevre kuşatmıştır. Allah’ın (c.c) tâyin ettiği sınırlara tecavüz eden milletlerin nasıl savrulacağının çağdaş bir misâli olarak bir felaketten diğerine savrulmaktadır. Batı, aynı şekilde şimdi de zina ve eşcinsellik propagandasıyla Müslümanları, debelendiği bu çukura çekmek için çırpınmaktadır.

Zinayı aşk, namussuzluğu da “Onur Yürüyüşü” olarak niteleyenler; Türkiye’yi de aynı felâkete sürüklemek için yeni tuzaklar kuruyor. Namussuzluk vebasından kurtulamayacağını anlayan Batı ve işbirlikçileri, fuhuş albümüne dönen gazete ve muzahrafât oluğundan farksız ekranları kullanarak öldürücü mikrobu İslâm dünyasına da taşımakta ve âdeta: “Eğer ben yok olacaksam, sen de yaşamayacaksın!” diye Müslümanlara meydan okumaktadır.

Batı, cinsiyet eşitliği terkibi ile İslâm’ın nurlandırdığı insan ruhunu karartmaya cüret etmektir. Çünkü İslâm insanla kâimdir. 15 asır önce Allah’ın (c.c) nurunu söndürmek için cehdeden Ebû Cehiller Allah’ın kudreti önünde nasıl hezimete uğradıysa çağdaş Ebû Cehiller, Batı ve işbirlikçileri de İslâm’ın karşısında hezimete uğrayacaktır.
Yaratılış nizamıyla oynayan milletler kendilerini bitirir, tarihten silinir. Küresel düzenin cinsiyetsiz dünyasına hizmet ederek yaratılışla savaşan her kim varsa insanlığa karşı büyük bir ihanet içerisindedir.

Halimizin hülâsası Akif’in şu mısralarındadır:
“Beyinler ürperir, yâ Rab, ne korkunç inkılâb olmuş;
Ne din kalmış, ne îman, din harâp, îman türab olmuş!
Mefâhir kaynasın gitsin de, vicdanlar kesilsin lâl…
Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken, durmaz istiklâl!”

Özgürlük paravanı ardında nesillerimizi bozmaya, ahlaksız yaşam anlayışlarını gençlerimize aşılamaya ve aile birliğimizi bozmaya çalışan sapkın örgüt mensuplarının propaganda faaliyetlerinin biran evvel durdurulması Vatanı savunmak, istikbalimizi korumak, nesillerimizi kurtarmak ve âdeta tekrardan “Çanakkale Geçilmez” demektir.

Cinsiyet eşitliği diyenler ya da devletin ve milletin imkanlarıyla belediyelerden LGBT’yi selamlayanlar gençliği felakete, geri dönülmez Cehennem yoluna çağırıyor.

Ey Bu Toprakların Aziz Evladı!

Tıpkı ataların gibi ‘Çanakkale Ruhu’yla ayağa kalk, ahlaksızlık propagandasına izin verme, lanetli ayakları bu güzide topraklarda yürütme!!!

Ecdadına mahsus bin yıllık milli ve mânevi değer kimliğinle, Vatanın her sathına sinmiş EŞSİZ KÖKLERİNLE, ecdadından yadigar YİĞİT YÜREĞİNLE; “Aileni ve Neslini Koru, Sapkınlığa Dur!” de.

Tüm Çanakkale halkını ve yetkilileri evlatlarımıza, aile yapımıza ve nesillerimize yönelik bu tahrip hareketine karşı tepki vermeye davet ediyoruz. Ve şunu da önemle belirtiyoruz ki;
Eğer Valilik bu gayri ahlâkî sözde onur yürüyüşüne müsaade ederse, bu vatanın izzetli Müslüman gençleri olarak aynı gün ve aynı saatte onurlu ve namuslu bireyler olarak ‘ŞEHİTLERİMİZE SAYGI YÜRÜYÜŞÜ’ gerçekleştireceğiz!

Kamuoyuna saygıyla ilan ediyoruz!

 

Paylaş:

Diğer

Katar’da Gazze Toplantısı

İhsan Şenocak Hocamız Mahmut Sami Gülcü ve Abdullah Kadıoğlu hocalarımızla birlikte Katar’daki Gazze gündemli toplantıya iştirak etti. Birçok İslam ülkesinden alimin istişarelerde bulunup kararlar almak

Yasin Aktay İFAM’ı Ziyaret Etti.

Yurt içi ve yurt dışında birçok dergide makaleleri yayınlanan ve birçok araştırma projesinde yer alan Prof. Dr. Yasin Aktay ve Prof. Abdulmecid Zindani’nin oğlu Abdullah